Oturum Aç
  • Üniversitemizde 14 Mart Tıp Bayramı Coşkuyla Kutlandı

​Üniversitemiz, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle etkinlik düzenledi.

Erich Frank Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe Rektörümüz Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. İbrahim Tuncay ve Prof. Dr. Orhan Özturan, Rektör Danışmanımız Prof. Dr. Erdal Tekarslan, Genel Sekreterimiz Zeynep Gökçen, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Dilek Sema Arıcı, Ana Bilim Dalı Başkanlarımız, İdari Yöneticilerimiz, Akademisyenlerimiz ve Öğrencilerimiz katılım gösterdi.

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Böylesine yüce, faydalı bir mesleği yerine getiren bizler, bugün mesleğimizin sorumluluklarını paylaşmak, birbirimizi daha iyi anlamak, dayanışma içinde olmak, hastalarımıza karşı sorumluluklarımızı tekrar ele almak, mesleğimizin evrensel değerlerine değinmek ve mesleğimizin insanlık için önemine bir kez daha vurgu yapmak adına burada bulunmaktayız. İnsanız, insana yardım için varız. Vakitli vakitsiz demeden Bezmialem Valide Sultan'ın yadigarı olan vakıf ruhu ve meslek aşkıyla hastalarımızın yanındayız. Bizler, insanların en değerli hazinesi olan sağlıklarını korumak için var gücüyle çalışan gönül erleriyiz. İki asırdır 'Önce Sağlık' diyen Bezmialem geleneğinin bugünkü temsilcileri olarak bizler, Bezmialem Valide Sultan düsturunu takip etmenin gurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Düzenlediğimiz bu etkinlik vesilesiyle ülkemizin dört bir köşesinde, insan hayatını her türlü menfaatin üzerinde tutarak fedakarca hizmet veren meslektaşlarımın ve tüm sağlık personelimizin 14 Mart Tıp Bayramını kutluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.

Sözlerine tüm hekimlerin ve sağlık personellerinin 14 Mart Tıp Bayramını kutlayarak başlayan Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Dilek Sema Arıcı ise, "Hem birey hem de toplum için önemli bir görevi yerine getirirken elbette birçok zorluklar yaşıyor ve sıkıntılar atlatıyoruz. Bunların başında ise belki sizlerin de zaman zaman yaşadığı veya şahit olduğunuz sağlık çalışanlarına karşı gösterilen sözel veya fiziksel şiddet olayları gelmektedir. Bu sorunu, insanlarımıza ifa ettiğimiz mesleğin zorluklarını anlatarak, hasta ve yakınları ile empati kurarak, acılarında yanlarında olduğumuzu göstererek ve bu hekimliğin bir gönül mesleği olduğunu onlara ve kendimize hatırlatarak aşabiliriz. Sizler de biliyorsunuz ki, birer sağlık ve eğitim neferleri olarak bizlerin bir başka sorumluluğu da toplumumuzun refahını ve bilinç seviyesini yükseltmektir. Sağlık, bir toplumun gelişmişlik seviyesinin ve refah düzeyinin en önemli göstergesidir.  Bizler kişilerin sağlığını koruma ve hastalıkları tedavi etmenin yanı sıra toplumu eğitmekle ve yol göstermekle de mükellefiz. Bu yüzden, sürekli kendimizi geliştirmeli, araştırmalı ve eğitmeliyiz. Bir hekim olarak, insani meselelere daha fazla eğilmeli, topluma ışık tutmalı ve yol göstermeliyiz. " dedi.

14 Mart Tıp Bayramının tarihçesine değinerek konuşmasına başlayan Hastane Tıbbi Direktörümüz Prof. Dr. Fadlullah Aksoy ise, "Türkiye'de ilk cerrahhane, II. Mahmut döneminde 14 Mart 1827'de Şehzadebaşı'daki Tulumbacıbaşı Konağı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulmuştur. Bu tarih Türkiye'de modern tıp eğitimlerinin başladığı gün olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle okulun kuruluş tarihi olan 14 Mart tarihi, Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır. Öte yandan 1976 yılından bu yana ise 14 Mart'ı içine alan hafta Tıp Haftası olarak kabul edilmiştir. Türkiye'de ilk Tıp Bayramı kutlaması 14 Mart 1919 tarihinde, İngilizlerin işgali altındaki İstanbul'da gerçekleştirildi. Bu kutlamaya, işgali protesto etmek amacıyla dönemin ünlü doktorları da destek vermiştir. Dolayısıyla, bağımsızlık uğruna gerçekleştirilen ve ülkenin manevi değerlerini yücelten bu direniş, tarihsel açıdan büyük önem taşımaktadır. Gelir durumu yeterince iyi olmayan toplum kesimine yönelik sağlık hizmeti sunulması ihtiyacı vardı. İşte bu ihtiyaca önemli ölçüde cevap verecek oluşumun bizim de kurum tarihimizin başlamasına vesile olacaktı. 1845 y ılında, Sultan 2. Mahmud'un eşi ve Sultan Abdülmecit'in annesi olan Bezm-i Âlem Valide Sultan, çok sayıdaki vakıf eserinin en büyüğü olan hastanemizi toplumumuza ve milli tarihimize kazandırdı. İlgili vakıfname ile "Bezm-i Âlem Gureba-i Müslimin Hastanesi'' ismiyle hizmet vermeye başlayan hastanemiz, Müslüman garip gurebaya tahsis edilerek vakfedildi. Tüm bu gelişmelerle birlikte tarihi misyonumuza uygun şekilde, ihtiyaç sahibi hastalarımıza ücretsiz sağlık hizmeti sunmayı da sürdürüyoruz. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, çok değerli hekimlerimizin ve sağlık personelimizin 14 Mart Tıp Bayramını tekrar ve en içten dileklerimle kutluyorum." şeklinde konuştu.

14 Mart Tıp Bayramı Programı, akademik unvanı yükselen öğretim üyelerimize ve başarılı öğrencilerimize tebrik belgeleri takdimi ardından toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.